Diller

Gazeteci-yazar Mehmet Topal ile Gazetecilikte 50 Yıl

Gazeteci-yazar Mehmet Topal, İletişim Fakültesi öğrencileriyle buluştu

Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “Gazetecilikte 50. Yıl” konferansına gazeteci Mehmet Topal katıldı. Gazetecilik mesleğinde 50 yıllık bilgi birikimine sahip olan deneyimli gazeteci Topal; meslek hayatı boyunca yaşadıklarını, yazdığı kitapları, kaleme aldığı haberleri ve attığı adımlar ile Elazığ’a kazandırdıklarını aktardı. Gazetecilik serüveninin nasıl başladığını, hangi zorluklarla karşılaştığını, ulusal ve yerel basındaki görevlerini, gazetecinin yapması gerekenleri ve Elazığ basını için yaptıkları girişimleri İletişim Fakültesi öğrencileriyle paylaştı. İletişim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen konferansa İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aydın Çelik, Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Tamer Kavuran, akademik personel, Necip Güngör Kısaparmak Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdürü Ali Canpolat ve İletişim Fakültesi öğrencileri katıldı.

Gazetecilik mesleğinde 50. yılını dolduran, Mehmet Topal mesleği ile ilgili bilgi birikimlerini İletişim Fakültesi öğrencileriyle paylaştı. Gazeteciliğe nasıl başladığını, bu meslekte nasıl ilerlediğini, çalıştığı medya sektöründen örneklerle aktaran Mehmet Topal, mesleki birikimindeki ayrıntıları anlatarak, İletişim Fakültesindeki genç gazeteci adaylara tavsiyelerde bulundu. 140 yıllık medya geçmişi olan Elazığ için önemli çalışmalarda bulunduklarının altını çizen deneyimli gazeteci Topal, gazetecilik mesleğine öğretmenlerinin teşvikiyle 4. sınıfta okuldaki duvar gazetesine yazdığı haberlerle başladığını belirtti. Halkla İlişkiler Uzmanı olan gazeteci-yazar Topal, “Lisede kalem arkadaşlarımız vardı. Şair Yusuf Hayaloğlu ve Bizimkiler dizisinin yönetmeni Yalçın Yelence ile birlikte duvar gazetesini çıkartıyorduk. Yazı işleri müdürü gibiydik. Şiir yarışmalarında kıyasıya mücadele ederdik.  Eskiden yerel gazetelerimizde cam tirajı vardı. Mesela, Gazi Caddesi’nde Turan Gazetesi, İstasyon Caddesi’nde -benim yıllardır içinde bulunduğum- Uluova Gazetesi ve Elazığ Gazetesi camlarda asılı durur ve her gelen geçen akşama kadar bir ücret ödemeden okurdu. Yerel ve ulusal gazetelerde de yer aldım. Bulunduğum ulusal gazeteler Tercüman, Günaydın, Güneş ve Bulvar Gazetesi’ydi. Haber peşinde koşup uykusuz kaldığım geceler çok oldu. Hep doğru, objektif ve tarafsız olmayı hedef edindim. Meslekte objektif olacaksınız. Bilindiği üzere Elazığ medyası çok eskiye dayanıyor. Türkiye’nin Star TV’den sonra 5. özel televizyon kanalı Elazığ’da kurulmuştur.” dedi.

Gazeteci-yazar Mehmet Topal, gazetecilik mesleğinin yanı sıra birçok kitap da kaleme aldı. ‘Atatürk Elazığ’da’ adlı kitabında Atatürk’ün 17 Kasım 1937’de Elazığ’a yaptığı ziyareti detaylarıyla anlattı. Bunun beraberinde ‘Elâzığ’ca, Elazığ Araştırmaları, Köğanklı Hafız, Kıbrıs’ta Türk Olmak, Şu Harput Dedikleri, Elazığ için Yaptıklarım’ kaleme aldığı eserler arasında yer alıyor.
Uluova gazetesinde yaptığı araştırmacı gazetecilikle Azer’in mezarının Elazığ’da Sivrice yakınlarında olduğu duyurdu. Azer’in Mezarı Elazığ’da yazısını yazdığı dönemde birçok tepkilere ve eleştirilere maruz kaldığını ifade eden Topal, “Bunu ilk gündeme getirdiğim zamanlarda yani ‘Azer’in Mezarı Elazığ’da’ yazdığımda bazı tepkiler almıştım; “Azer Müslüman değildir.” , “Hristiyanlar gelmesin.” gibi söylemler oldu. Amacım Elazığ’ın dini turizmine canlılık katmaktı ki daha sonrasında kayak merkeziyle mezar arasına yol yapıldı. Bölgeye hareketlilik katılması açısından nezih mekanlar açılması için de çalışmalar devam edecek. Sonunda da bu konuda araştırma ve incelememi tamamlayıp Azer’in Mezarı Elazığ’da adlı kitabımı yazdım. Ayrıca bu konu dışında ilk yıllarda kağıt üzerinde yer alan Fırat Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Doğal Afetler Araştırma Merkezi, rektörlükle yaptığım çalışma neticesinde benim öncülüğümde açıldı. 140 yıllık medya geçmişi olan bir şehirde bunların olması şarttı. Ayrıca Elazığ Basın Müzesi projemiz de var. Bunun da ileriki zamanlarda faaliyete geçmesi için yürüttüğümüz çalışmalarımız var.”
Yaklaşık bir saat süren konferans, Mehmet Topal’ın, İletişim Fakültesi öğrencilerinin sorularını yanıtlamasıyla sona erdi.